İnsanların büyük bir bölümü hedef belirlerken neyi gerçekten istediğini değil, neyi istemesi gerektiğini düşündüğünü yazar.
Daha fazla para kazanmalıyım.
Kilo vermeliyim.
Daha başarılı olmalıyım.
Yeni bir ilişki kurmalıyım.
Daha disiplinli olmalıyım.
Bu hedefler ilk bakışta son derece makul görünür. Fakat bir hedefin mantıklı görünmesi, onun kişinin gerçek değerleriyle uyumlu olduğu anlamına gelmez.
Hedef belirlemenin en önemli aşaması, hedefi ölçülebilir hâle getirmeden önce onun gerçekten kime ait olduğunu anlamaktır.
Çünkü insan kendisine ait olmayan bir hedefi gerçekleştirmeye çalıştığında sürekli motivasyona ihtiyaç duyar. Kendisi için gerçekten önemli olan bir hedefe yöneldiğinde ise zihni doğal olarak o hedefe geri döner.
Hedefiniz Gerçekten Size mi Ait?
Bir hedefi neden istediğinizi sorguladığınızda bazen onun altında başka insanların beklentilerini bulabilirsiniz.
Doktorunuz söylediği için kilo vermek istiyor olabilirsiniz.
Aileniz beklediği için belirli bir kariyere yöneliyor olabilirsiniz.
Sosyal medyada gördüğünüz yaşamlarla kendinizi karşılaştırdığınız için daha fazla para kazanmak istiyor olabilirsiniz.
Toplum belirli bir yaşta evlenmeniz gerektiğini söylediği için ilişki arıyor olabilirsiniz.
Böyle bir durumda hedef bilinçli zihninizde bulunur, fakat değerler hiyerarşinizde yeterince yüksek bir yere sahip olmayabilir.
Bu nedenle hedefinizi düşündüğünüzde kısa süreli bir heyecan yaşarsınız; fakat günlük yaşamınıza döndüğünüzde dikkatiniz başka şeylere yönelir.
Kendinize kızar, iradenizin zayıf olduğunu düşünür ve yeni motivasyon yöntemleri ararsınız.
Oysa sorun her zaman motivasyon eksikliği değildir.
Bazen gerçekleştirmeye çalıştığınız hedef, henüz gerçek değerlerinizle bağlantılandırılmamıştır.
Bazen de o hedef hiçbir zaman gerçekten size ait olmamıştır.
Öz Değer Neden Eylemlerle İlişkilidir?
Kişi sürekli olarak kendisi için önemli olduğunu söylediği şeyleri ertelerse, zamanla kendi sözüne duyduğu güven azalabilir.
Bir kitap yazmak istediğini söyleyip yıllarca tek sayfa yazmamak…
Sağlığına önem verdiğini söyleyip bedeninin ihtiyaçlarını sürekli ertelemek…
Ekonomik olarak güçlenmek istediğini söyleyip finansal durumuyla hiç ilgilenmemek…
İlişkisini geliştirmek istediğini söyleyip iletişim için zaman ayırmamak…
Bu örneklerde sorun yalnızca hedefe ulaşılamaması değildir. Kişinin kendi niyetiyle davranışı arasındaki mesafenin büyümesidir.
İnsan kendi değerleriyle uyumlu küçük bir eylem gerçekleştirdiğinde ise kendisine şu mesajı verir:
“Benim için önemli olan şeyi ciddiye alıyorum.”
Bu nedenle öz değer yalnızca kendimiz hakkında olumlu düşünmemizle değil, kendi önceliklerimize gösterdiğimiz saygıyla da ilişkilidir.
Görselleştirme Neden Bazı Hedeflerde Kendiliğinden Oluşur?
İnsan gerçekten değer verdiği bir şeyi zihninde doğal olarak canlandırır.
Onu düşünmek için sürekli hatırlatıcıya ihtiyaç duymaz. Hedef zihne tekrar tekrar gelir, ayrıntıları belirginleşir ve kişi farklı olasılıkları değerlendirmeye başlar.
Bu nedenle görselleştirme her zaman zorla yapılan bir zihinsel egzersiz değildir. Bazen en yüksek değerle uyumlu bir amacın doğal sonucudur.
Fakat yalnızca zihinde bir görüntü oluşturmak yeterli değildir.
Görselleştirme yönü gösterebilir; eylemin yerini alamaz.
Gerçekleşme süreci şu unsurları birlikte gerektirir:
Açık ve belirgin bir hedef
Hedefi parçalara ayıran bir strateji
Yüksek öncelikli günlük eylemler
Sonuçları ölçme
Geri bildirime göre yöntemi geliştirme
Gerektiğinde görevleri devretme
Uzun süreli bağlılık
Bunlardan biri eksik olduğunda hedef zihinsel bir fantezi olarak kalabilir.
Kendinize Sorabileceğiniz Sorular
Bir hedef belirlediğinizde hemen eylem listesi hazırlamadan önce şu sorular üzerinde çalışabilirsiniz:
Bu hedefi neden istiyorum?
Bu hedefi kimsenin görmeyeceğini bilsem yine ister miydim?
Bu hedef gerçekleştiğinde hangi yüksek değerime hizmet edecek?
Yaşamımda bu hedefin gerçekten önemli olduğunu gösteren hangi kanıtlar var?
Şu anda hedefimle çelişen hangi davranışları tekrarlıyorum?
Bu hedefi gerçekleştirmek için hangi bedelleri ödemeye hazırım?
Sonucu mu istiyorum, yoksa sonuca giden süreci de üstlenmek istiyor muyum?
Önümüzdeki yirmi dört saat içinde gerçekleştirebileceğim en yüksek öncelikli eylem nedir?
Bu sorular bazen hedefi daha da güçlendirir. Bazen de aslında istemediğiniz bir hedefin peşinden gittiğinizi fark ettirir.
Gerçek hedef, sürekli dışarıdan motive edilmeniz gereken hedef değildir.
Gerçek hedef, kim olduğunuzla ve yaşamda en çok değer verdiğiniz şeylerle ilişki kuran hedeftir.
Bu, her gün aynı düzeyde istekli olacağınız veya hiç zorlanmayacağınız anlamına gelmez. En yüksek değerimizle uyumlu hedeflerde bile korku, belirsizlik ve yorgunluk yaşayabiliriz.
Fakat hedefin altında daha derin bir anlam bulunduğunda yeniden yönümüzü bulmamız kolaylaşır.
Bu nedenle hedef belirlerken yalnızca şunu sormayın:
“Ne istiyorum?”
Şunu da sorun:
“Bu hedef, benim kim olduğumu ve dünyaya ne sunmak istediğimi nasıl ifade ediyor?”
Çünkü bir hedef hayatınıza dışarıdan eklenmiş bir görev olduğunda yük gibi hissedilebilir.
Fakat en yüksek değerinizin ifadesine dönüştüğünde, yalnızca ulaşmak istediğiniz bir sonuç olmaktan çıkar.
Yaşamak istediğiniz hayatın yönüne dönüşür.